Bağımsız ve hızlı ilerlemenin en önemli unsuru ve üretimin temel girdisi olan makineler insanların refahını, konforunu ve sağlığını temin edip sürdürmeye yarayan temel gereçler olarak akıl işi düzeneklerdir. Sanayi, tarım ve hizmet dallarını rekabetçi kılan teknolojileri de genel ve özel maksatlı bu düzenekleri tasarlayıp üreten makina imalat sektörü sağlar. Bir ülkenin bilgi üretmedeki, bilimdeki gücü ne kadar gelişmişse, makineleri de o kadar ileri teknolojili olur. Bir başka deyişle, makinelerinin yüksek performansı ülkelerin marka değerini yukarı taşır. Dünyada makine imalatı ve ihracatı ile öne çıkan ülkeler daha fazla saygı görür, sempati ile karşılanır. Çünkü makineler toplumsal hayatın her alanındadır ve herkese dokunurlar. 
 
Makine İhracatçıları Birliği olarak, en yüksek gelir potansiyelini içeren dünyanın en büyük ve agresif ticaret alanında ve teknolojik kapışmanın tam göbeğinde görev ifa etmenin büyük bir sorumluluk olduğunu biliyoruz. Çok fazla sayıda aktörün nüfuz alanlarını önce korumak ve güçlendirmek, sonra da genişletebilmek için çok çeşitli argüman, araç, strateji ve politikalar geliştirdiği makine sektöründe başarılı olmanın önkoşulu, hem işletmeler hem de sektörel kuruluşlar için rakiplerden daha çevik ve daha kararlı olmak, sürdürülebilir eylem planları dahilinde ilerlemektir. 
 
Girişimcilik ve kabiliyette, itibar ve vizyonerlikte ileri ülkelerdeki rakiplerinden hiçbir eksiği bulunmayan Türk makine imalatçılarının gerek ürün ve tesisleriyle, gerekse mühendislik birikimi ile müşterilerine kazandırdıkları rekabet gücünü bütün dünyaya anlatmak da bir özel ihtisas ve beceri işidir. Türkiye’nin makine ihracatının kuruluş yılımız olan 2002’den bu yana, emsali görülmemiş biçimde artıp yüzde 11’e yakın payla ülkenin ikinci büyük ihraç kalemi haline gelmesi, katılımcı ve katkıcı bir sektörel kurum olan Birliğimiz ile onu güçlü kılan sektörümüz arasındaki ahenkli işbirliğinin açık ifadesidir. 
 
Makine imalat sektörü, kendi ihtisas birliği olan MAİB’i kurarken çabuk kazanımları öncelemedi; bilakis, kısa vadede yadırganacak olsa da cesur, açık sözlü, ama mutlaka bilgiye dayalı söylem ve eylemlerle ilerlemesini olmasını vaz etti. Sektörel bilginin en yoğun üretildiği, kullanıldığı ve paylaşıldığı bir merkez haline gelmemizin gerisinde bu düstur yatar. “Ülkenin ve sektörünün refah makinesi olmak” misyonumuzun temelinde, “Türkiye’nin makinecileri hakkında algı ve düşünce devrimi yaratacak faaliyetler yürütmek” vizyonumuzun arkasında bu irade vardır. O günlerde bu denli güçlenebilecek bir makine imalat sektörüne sahip olduğumuzun farkında olan kişi ve kurum sayısı ne yazık ki pek azdı. 
 
Hamaset ve siyasetle ön yargıları kıramayacağımızı bilir, iletişimde, hitabette, müzakerede bunlardan özenle kaçınırız. Başarının tek yolunun bilgi üretmekten ve bunu olabildiğince yaygın kullanabileceğimiz olumlu argümanlara dönüştürmekten geçtiğine inanırız. Daima söyleyecek yeni bir sözü olmayı ve bilinmeyenleri bilinir hale getirmeyi amaçlarız. Aksi halde ülkesinden yükselip, küresel sektörün yeni ve parlak yıldızı haline gelmek, kişi, kurum ve ürün kalitesi ile tüm insanlığa hizmet etmek üzere ışıldamak hoş bir iddiadan ibaret kalacak, logomuzun çağrıştırdığı değerler sektörümüzle bütünleşemeyecektir.
 
Türkiye’nin Makinecileri olarak, zorlu fakat zorlu olduğu kadar da keyifli olan bu yolda bizimle birlikte yürüyen üyelerimize ve paydaşlarımıza içtenlikle teşekkür ediyor, yayın ve hizmetlerimizden olabildiğince çok yararlanmalarını diliyor, bunları çeşitlendirmemize, içeriklerini zenginleştirebilmemize ve yaymamıza yardımcı olacak katkı ve önerilerini bekliyoruz. 
 
Saygılarımla,
 
Kutlu Karavelioğlu
Yönetim Kurulu Başkanı